8 Eylül 2011 Perşembe

YENİ OBJELERİMİZE DEVAM

Bazı okullar dönem içinde ara tatil yaptıkları için 1 hafta önceden açılıyorlar. Çocuklarım da bu hafta okula başlayacaklardan. Biraz hüzünlendiğimi itiraf ediyorum. Yine sabahın köründe kalkacaklar, yine akşam üzeri yorgun bir şekilde eve dönecekler vs. Tabii bunu onlara pek çaktırmıyorum. Öteki taraftan da atölyemde sezonu açacağım için inanılmaz bir heyecan içindeyim. Çünkü bu yaz, gerçekten çok değişik objeler ve projeler üzerine ve gerçekten titizlikle çalıştım. Bu çalışma ve titizlenmem hırslı bir insan olmamdan değil, sadece ve sadece bu işi çok çok ama çok sevmemden kaynaklanıyor.
Neyse kısa kesip yeni gelenlerden boyadıklarımı sergilemek istiyorum. Bu aralar nedense hep "vintage" tarzı çalışıyorum. Aşağıdaki panomun ipini takmaya fırsatım bile olmadı. Bir an önce resimlemek istedim. Nasıl olsa üzerinde başka çalışmalar yapılacak, o zaman ipi takılmış bir şekilde resimlerim diye düşündüm (e kendime bahane lazım ya:))


Farkettiyseniz ben çatlatma çalışmayı çok seviyorum. Ama çatlatma ara ara yerlerde gözükmeli. Objenin ara ara yerlerine çatlatma mediumlarını sürdüğünüz zaman medium sürülmemiş yerlerle aralarında gözü rahatsız edecek kadar farklılık ortaya çıkıyor. Bunun için sizlere önerebileceğim bir kaç yöntem var ki bunlardan en biri ve en kolayı objeyi zımparalamanız.


Obje üzerinde 1 den fazla teknik uygulamayı çok seviyorum. Bu bana sanki objeye hakkını vermek gibi geliyor.


Bu da yeni gelen objelerimden bir diğeri. Ben çok sevdim. Bunları 3 boy çalıştık; aşağıdaki kutu küçük boy olanı. Bu kutuların başına neler neler gelecek daha:))





Bu sene demir aksesuarları çok kullanacağım. Ama herhangi hafif metal yerine özellikle demir olmalarına özen gösteriyorum. Çünkü inanılmaz şekilde görüntü değişiyor. Evet demir aksesuarlar biraz daha maliyet getiriyor ancak o farka değiyor.



Bu sene yurtdışından kitaplar ve bir takım yardımcı malzemeler getirttim. Getirtmeye de devam ediyorum. O kadar farklı teknikler ve malzemeler var ki, anlatamam. Önce üzerlerinde detaylı çalışıp hepsini de sizlerle paylaşacağım, hem de en kısa zamanda.
Şimdilik hoşçakalın...

1 Eylül 2011 Perşembe

BİR VALİZ BİR BOHÇA VE BİR NİŞAN DAHA...

Bu aralar nişan üstüne nişan...
17 Eylül'de bir nişanımız daha var. Bu sefer kuzenim Ali ve sözlüsü Sinem için hazırlandık.
Mutlu, sağlıklı bir ömür yaşarlar inşallah.












22 Ağustos 2011 Pazartesi

Yeni Objelerimiz Gelmeye Başladı

Kocamaaaaaaaan merhabalar,
Daha önce de sözünü ettiğim yeni objelerimiz yavaş yavaş gelmeye başladı. Numuneler elime geçer geçmez inanılmaz bir iştahla boyamaya başlıyorum. Sanki nutella yer gibi bir şey bu:))
O kadar çok yeni obje var ki, hangisinden başlayacağımı şaşırdım. Dosyalıkla işe başlamaya karar verdim. Aslında bir kaç değişik objeyi tamamlayıp hepsini birden blogta yayınlarım dedim ama dayanamadıııııım:)
İşte yeni dosyalığım...








 Sevgiyle kalın...

31 Temmuz 2011 Pazar

NİŞAN BOHÇASI HAZIRLADIK

Bu sefer hayırlı bir işe karışıp nişan bohçası hazırladık. Adı bohça ama biz onu biraz farklılaştırdık.












Gecelik sabahlık takımı ipek olduğundan valizin içinde kayıp kıvrılmasın diye altına bir tepsi koyduk.




Sonra da başladık içini yerleştirmeye...


Gümüş tarak fırça ayna takımı...


Gecelik sabahlık takımı...


Gümüş ve ipek hamam takımı...


En çok sabun ve gülabdan hoşuma gitti.


Bir de "Our Wedding Day" defteri




Ve bohça kapanmaya başladı...



Gül Hocama akıl danışmaya gittiğimde Gül Hocam aldı fırçayı eline ve işte aşağıdaki gibi harika bir eser çıkardı ortaya...



Ve nihayet nişan valizimiz hazırlandı, yola çıkmaya hazır...


Bu tepsi de çikolatalarını doldurmak için pastaneye doğru yola çıktı.


Çikolatalar kondu ve tüllerle süslendi. Valiz de tüllere sarıldı ve çiçeklerle donatıldı. Ama bunları resimlemeyi unuttum. Nişan da teslim edildi. Çok da dert etmedim. Neden biliyor musunuz? Eylül ayında yine bir nişan var, şimdi ona hazırlığa başladık.
Tüm bunlar gelenek, görenek ve adetlerimiz. Belki zaman modernleştikçe!, günlük yaşantımız robotlaştıkça bu adetler eskisi kadar yerine getirilmiyor ya da onlar da modernleştiriliyor!! Ama eski adetlerimizi yaşatmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü atalarımıza soyumuza ve köklerimize ancak böyle sahip çıkabiliriz.
Elbette en önemlisi evliliğe adım atan gençlerin mutlulukları. Onları tekrar tebrik ediyorum. Ben bu arada yeni nişan valizimiz için çalışmaya başladım. E dolayısıyla şimdilik hoççakalın.......